Çocuğunuz sürekli kötü bir şey olacağından endişeleniyor, okula gitmekte zorlanıyor veya sosyal ortamlardan kaçınıyor olabilir. Bazen kaygı “korkuyorum” sözüyle değil; karın ağrısı, baş ağrısı, uyku güçlüğü ya da öfke patlamalarıyla kendini gösterir. Çocuk ve gençlerde kaygı bozuklukları tedavi edilebilir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), uygun maruz bırakma çalışmaları ve gerektiğinde ilaç tedavisi temel seçeneklerdir. Tedavi, kaygının türüne ve çocuğun ihtiyaçlarına göre düzenlenir. [1, 2]
Aileler İçin Önemli Bilgi
Kaygı çocuğun isteyerek seçtiği bir davranış değildir. Amaç çocuğun hiçbir zaman kaygı hissetmemesi değil; kaygıya rağmen okul, arkadaşlıklar ve günlük yaşama güvenle katılabilmesidir. Destekleyici olmak ile tüm kaçınmaları sürdürmek aynı şey değildir.
Son Güncelleme: 18 Ekim 2026
Normal Kaygı Ne Zaman Bir Bozukluğa Dönüşür?
Kaygı tehlikeye hazırlanmayı sağlayan doğal bir duygudur. Yeni bir okula başlarken, sınav öncesinde veya bilinmeyen bir durumla karşılaşınca ortaya çıkabilir. Küçük çocuklarda dönemsel ayrılma korkuları da gelişimin parçası olabilir. Ancak korku yaşa ve duruma göre aşırıysa, uzun sürüyorsa, kontrol etmek güçleşiyorsa ve günlük yaşamı kısıtlıyorsa değerlendirme gerekir. Her bozukluk için süre ve tanı ölçütleri farklıdır; yardım almak için belirli bir sürenin dolmasını beklemek gerekmez. [3, 4]
Bir çocuk çok başarılı olduğu için kaygısız kabul edilmemelidir. Hata yapmaya aşırı duyarlılık, mükemmeliyetçilik, sürekli onay arama ve uzun süre ders çalışmasına rağmen rahatlayamama da kaygının görünümü olabilir. [5]
Çocuk ve Gençlerde Hangi Belirtiler Görülebilir?
- Düşünceler: Kötü bir şey olacağı beklentisi, başarısızlık veya sevilmeme korkusu, belirsizliğe tahammülsüzlük.
- Bedensel belirtiler: Çarpıntı, terleme, titreme, kas gerginliği, bulantı, karın veya baş ağrısı, nefes alamıyormuş gibi hissetme.
- Davranışlar: Okuldan, etkinliklerden veya arkadaşlardan kaçınma; sürekli güvence isteme; ebeveynden ayrılmakta zorlanma.
- Duygusal belirtiler: Huzursuzluk, kolay ağlama, sinirlilik ve korkulan durum yaklaşınca yoğun tepki.
- Günlük işlevler: Uykuya dalma güçlüğü, dikkatini toplamada zorlanma, erteleme ve okul devamsızlığı.
Bu yakınmalar gerçektir. Bedensel şikâyetleri peşinen “psikolojik” saymak doğru değildir; öykü ve muayeneye göre gerekli tıbbi değerlendirme yapılır. Her çarpıntı veya karın ağrısı kaygı bozukluğu anlamına gelmez. [3, 5, 6]
Başlıca Kaygı Bozuklukları Nelerdir?
Ayrılma kaygısı bozukluğu: Ebeveyne veya bağlanılan kişiye zarar geleceği korkusu, ayrı kalmaya direnme, yalnız uyuyamama ve ayrılık öncesi bedensel yakınmalar görülebilir. Yaşa uygun ayrılma güçlüklerinden şiddeti ve işlev kaybıyla ayrılır. [3]
Yaygın kaygı bozukluğu: Okul, sağlık, aile, arkadaşlıklar ve gelecek gibi birden fazla konuda kontrol edilmesi güç endişeler vardır. “Ya olursa?” soruları, hata yapma korkusu ve mükemmel olma çabası öne çıkabilir. [5]
Sosyal kaygı bozukluğu: Başkalarının değerlendirmesinden, küçük düşmekten veya utanmaktan yoğun korku duyulur. Sınıfta konuşma, sunum, yeni kişilerle tanışma ve akran ilişkileri zorlaşabilir. Yalnızca çekingen bir kişilik özelliği değildir; kaçınma ve yaşamı kısıtlama belirgindir. [6]
Özgül fobi: Hayvan, iğne, uçak veya yükseklik gibi belirli bir nesne ya da durumla ilişkili aşırı korku ve kaçınma görülür. Tedavide korkulan duruma güvenli ve planlı yaklaşma önemli yer tutar. [3, 7]
Panik bozukluk ve agorafobi: Panik atağı yoğun korkuyla birlikte hızla artan bedensel belirtilerdir. Tek bir atak panik bozukluk tanısı koydurmaz. Beklenmedik tekrarlayan ataklar, yeni atak korkusu ve buna bağlı davranış değişiklikleri değerlendirilir. Yardım almanın veya uzaklaşmanın zor olacağı düşünülen yerlerden kaçınma da ayrıca ele alınır. [3, 4]
Selektif mutizm: Evde konuşabildiği hâlde okul gibi belirli ortamlarda konuşamayan çocuklarda kaygıyla ilişkili bu durum değerlendirilir; inat olarak yorumlanmamalıdır. OKB ve travma sonrası stres bozukluğu kaygı belirtileri içerse de güncel sınıflamada ayrı gruplarda yer alır ve kendilerine özgü tedavi gerektirir. [3, 7]
Kaygı Neden Gelişir ve Nasıl Sürer?
Genetik yatkınlık, mizaç, gelişimsel özellikler, stresli yaşam olayları ve çevresel etkenler birlikte rol oynayabilir. Ailede kaygı bulunması riski artırabilir; bu, çocuğun mutlaka kaygı bozukluğu yaşayacağı anlamına gelmez. Aileyi veya çocuğu suçlamak yerine riskleri ve destek kaynaklarını anlamak gerekir. [5, 6]
Kaçınma kısa süreli rahatlama sağlar; fakat çocuk korktuğu durumla baş edebileceğini deneyimleyemediğinde korku sürebilir. Çocuğun yerine sürekli konuşmak, her endişede kesin güvence vermek veya bütün aile düzenini korkuya göre değiştirmek iyi niyetle yapılan ancak bazen bu döngüyü sürdüren davranışlardır. Bunlar birden kesilmez; aileyle planlanarak kademeli biçimde değiştirilir. [8]
Değerlendirme Nasıl Yapılır? Eşlik Eden Sorunlar Nelerdir?
Çocuk veya genç ve ebeveynlerle görüşülerek korkular, süre, kaçınma, okul ve aile yaşamı incelenir. Gerekirse uygun izinlerle öğretmen bilgisi alınır. Ergenin mahremiyeti gözetilerek kendisiyle ayrıca görüşülür. SCARED veya RCADS gibi ölçekler değerlendirme ve takibi destekleyebilir; tek başına tanı koydurmaz. Tıbbi durumlar, kullanılan ilaçlar, kafein ve madde kullanımı gerektiğinde araştırılır. [3]
Depresyon, DEHB, OKB, tikler, otizm spektrum özellikleri, öğrenme güçlükleri, uyku ve yeme sorunları eşlik edebilir. Dikkatini toplamakta zorlanan bir çocuğun yalnızca kaygısı olduğu veya bütün belirtilerin DEHB’den kaynaklandığı varsayılmaz. Zorbalık, travma ve gerçek güvenlik tehditleri de araştırılır. Tedavide bu sorunların her biri için uygun hedefler belirlenir. [1, 6]
Bilişsel Davranışçı Terapi Nasıl Yardımcı Olur?
BDT, çocuk ve gençlerde kaygı bozuklukları için güçlü araştırma desteği bulunan temel psikoterapilerden biridir. Kaygının düşünce, beden ve davranış boyutları anlaşılır; felaketleştiren tahminler sorgulanır ve kaçınılan durumlarla baş etme becerileri geliştirilir. Seans dışı uygulamalar ve aile desteği öğrenilenlerin günlük yaşama taşınmasını sağlar. [1, 2]
Maruz bırakma çalışmaları çocuğun yaşına uygun, işbirliği içinde ve kademeli planlanır. Örneğin sınıfta konuşmaktan korkan bir genç önce güvendiği bir kişiyle kısa bir yanıtı deneyip daha sonra küçük grupta konuşmaya geçebilir. Hedef zorla korkutmak veya kaygıyı sıfırlamak değil, kaygıya rağmen baş edebilme deneyimi kazandırmaktır. Gerçek tehlike veya zorbalık varsa önce güvenlik sağlanır. [6, 7]
Nefes ve gevşeme çalışmaları destek olabilir; ancak tek başına kaçınma döngüsünü çözmeyebilir. Küçük çocuklarda oyun, görsel materyal ve ebeveyn katılımıyla gelişime uygun uyarlamalar yapılır. [2]
Araştırmalar Terapi ve Birlikte Tedavi İçin Ne Söylüyor?
Cochrane’in 87 araştırma ve 5.964 katılımcıyı içeren incelemesi, BDT’nin bekleme listesi veya tedavisiz izleme göre yararlı olduğunu bulmuştur. Çalışmalar arasında farklılıklar vardır; kanıtın niteliği ve uzun dönem takipler sınırlılıklar içerir. Her çocuğa aynı programın aynı sonucu vereceği söylenemez. [9]
488 çocuk ve ergenin katıldığı CAMS çalışmasında, 12 haftada belirgin düzelme BDT ve sertralinin birlikte kullanıldığı grupta %80,7, yalnız BDT’de %59,7, yalnız sertralinde %54,9 ve plaseboda %23,7 bulunmuştur. Çalışma 7–17 yaşındaki ayrılma kaygısı, yaygın kaygı ve sosyal kaygısı olan katılımcıları kapsamıştır. Bu sonuç tüm kaygı türlerine genellenemez; düzelme oranı kalıcı iyileşme veya bireysel başarı garantisi değildir. [10]
İlaç Tedavisi Ne Zaman Gündeme Gelir?
İlaç tedavisi; orta-ağır belirtiler, belirgin işlev kaybı, terapiye katılımı engelleyen yoğun kaygı veya yeterli psikoterapiye rağmen süren güçlüklerde değerlendirilebilir. Gerektiğinde BDT ile birlikte kullanılır. SSRI grubu ilaçlar en sık değerlendirilen seçeneklerdendir; sertralin, fluoksetin veya essitalopram gibi ilaçlardan hangisinin uygun olacağı yaşa, tanıya ve bireysel özelliklere bağlıdır. Belirli durumlarda SNRI seçenekleri de uzman tarafından değerlendirilebilir. [1, 11]
Rehberler her tanıda aynı yaklaşımı önermez. Örneğin NICE, çocuk ve gençlerde sosyal kaygı için bireysel veya grup BDT’sini önerir ve rutin ilaç kullanımını önermez. AACAP ise çocukluk kaygı bozukluklarında BDT ve SSRI tedavileri için kanıt desteğini vurgular. Bu farklılıklar dikkate alınarak karar bireyselleştirilir. Türkiye’de yaş, endikasyon ve ruhsat koşulları ayrıca kontrol edilir. [1, 7]
İlaç Kullanımında Etki ve Güvenlik Nasıl İzlenir?
İlaçların yararı anlık değildir; birkaç hafta içinde gelişir ve yeterli yanıtı değerlendirmek daha uzun sürebilir. Bulantı, baş ağrısı, uyku değişiklikleri ve huzursuzluk görülebilir. Özellikle başlangıçta ve doz değişikliklerinde belirgin hareketlenme, davranış değişiklikleri ve kendine zarar düşünceleri yakından izlenir. Geçmişte taşkınlık veya olağandışı enerji artışı dönemleri varsa ilaç öncesi değerlendirmede paylaşılmalıdır. [11, 12]
SSRI ilaçlar klasik anlamda bağımlılık oluşturmaz; ancak aniden kesilmeleri kesilme belirtilerine yol açabilir. Doz ve bırakma planı hekimle düzenlenir. Benzodiazepin türü sakinleştiriciler çocukluk kaygı bozukluklarında rutin uzun dönem çözüm değildir. İlaç çocuğu susturmak için değil, belirtileri ve işlev kaybını azaltmak için kullanılır. [11, 12]
Aile ve Okul Nasıl Destek Olabilir?
- “Korkacak ne var?” demek yerine duyguyu kabul edin: “Zorlandığını görüyorum; küçük adımlarla deneyebiliriz.”
- Küçük, ulaşılabilir hedefler belirleyin; yalnızca sonucu değil çabayı fark edin.
- Sürekli güvence isteme ve kaçınmaya uyum sağlama davranışlarını terapistle birlikte kademeli azaltın.
- Düzenli uyku ve hareketi destekleyin; kafein ve enerji içeceği tüketimini değerlendirin.
- Okulla, çocuğun mahremiyetini gözeterek, katılımı destekleyen somut bir plan oluşturun.
- Kaygı nedeniyle okula gitmeme durumunda zorbalık, öğrenme ve tıbbi sorunları da araştırın; dönüşü aile-okul-tedavi ekibiyle planlayın.
Ebeveyn odaklı SPACE gibi yapılandırılmış yaklaşımlar da belirli çocuklarda değerlendirilebilir. Randomize araştırmalar, ailelerin destekleyici yanıtlarını güçlendirip kaygıya aşırı uyumu azaltmaya yönelik bu yaklaşımı desteklemektedir. Bu çalışma aileyi suçlamak anlamına gelmez. [2, 5, 8]
Ne Zaman Yardım Alınmalı ve İlerleme Nasıl İzlenmeli?
Kaygı okul devamını, arkadaşlıkları, uykuyu veya aile yaşamını etkiliyorsa; kaçınmalar yayılıyorsa ya da bedensel yakınmalar sıklaşıyorsa değerlendirmeyi ertelemeyin. İyileşme yalnızca kaygı puanıyla değil; derse katılım, bağımsız adımlar ve sosyal yaşama dönüşle de izlenir. Yeterli ilerleme yoksa tanı, eşlik eden durumlar, tedavi uygulaması ve çevresel güçlükler yeniden gözden geçirilir.
Yeni veya şiddetli göğüs ağrısı, bayılma ve belirgin solunum güçlüğü otomatik olarak panik kabul edilmemelidir; acil tıbbi değerlendirme gerekebilir. Kendine zarar verme, intihar planı veya güvenliği sağlayamama durumunda yalnız bırakmadan acil yardım alın. Randevu formu acil yardım kanalı değildir.
Kaynaklar
- AACAP — Clinical Practice Guideline for the Assessment and Treatment of Children and Adolescents With Anxiety Disorders (2020).
- Canadian Paediatric Society — Anxiety in Children and Youth, Part 2: Management.
- Canadian Paediatric Society — Anxiety in Children and Youth, Part 1: Diagnosis.
- WHO — Anxiety Disorders.
- NIMH — Generalized Anxiety Disorder: What You Need to Know.
- NIMH — Social Anxiety Disorder: What You Need to Know.
- NICE CG159 — Social Anxiety Disorder: Recommendations for Children and Young People.
- Lebowitz ve ark. — Parent-Based Treatment as Efficacious as CBT for Childhood Anxiety: Randomized Noninferiority Study of SPACE (2020).
- Cochrane — Cognitive Behavioural Therapy for Anxiety in Children and Young People (2020).
- Walkup ve ark. — Cognitive Behavioral Therapy, Sertraline, or a Combination in Childhood Anxiety. CAMS, NEJM (2008).
- AACAP / APA — Anxiety Disorders: Parents’ Medication Guide.
- Canadian Paediatric Society — Using SSRIs to Treat Depression and Anxiety in Children and Youth.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel değerlendirme, tanı ve tedavi yerine geçmez. Görsel temsilidir ve gerçek bir hastayı göstermez. NIMH bilgilendirme yayınlarından yararlanılmıştır.